| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | dining hall i. | yemek salonu | ||
|
Let me escort you to the dining hall. Size yemek salonuna kadar eşlik edeyim. More Sentences |
||||
| Genel | dining hall i. | yemekhane | ||
|
A dining hall was constructed between the two buildings. İki bina arasına yemekhane yapıldı. More Sentences |
||||
| Askeri | ||||
| Askeri | dining hall i. | yemekhane | ||
|
A dining hall was constructed between the two buildings. İki bina arasına yemekhane yapıldı. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | dining hall i. | kafeterya | ||
| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | employee dining hall i. | personel yemekhanesi | ||
| Genel | staff dining hall i. | personel yemekhanesi | ||
| Eğitim | ||||
| Eğitim | dining-hall i. | kolej veya üniversitede yemek servis edilen büyük mekan | ||
| Eğitim | dining-hall i. | kolej yemekhanesi | ||
| Eğitim | dining-hall i. | üniversite yemekhanesi | ||